SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
30 Temmuz 2008 Çarşamba 10:19
  Ali AKTAŞ
  
Kapatılma İsteminin Reddine...
          
           22 Temmuz seçimlerinde % 47 oy almış ve tek başına iktidar olmuş AKP hakkında açılan kapatma davasında nefesleri tuttuk Anayasa Mahkemesinin kararını bekliyoruz.

            Bu sonucun “ret” olması hepimizin beklentisi.

            Meclisinin duvarında “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazan bir ülkede yaşıyoruz. Bu millet kendi yöneticilerini kendisi seçmektedir. 4 yılda bir önüne konulan sandıkta dilediği partiye oy vermekte ve istediğini iktidar veya muhalefet pozisyonlarında görevlendirmektedir.

            Burada halkın tercihlerinin nasıl ve ne şekilde etkilendiği ve 1999 seçimlerinden beri  bu ülkede yaşanan “yönlendirmeli seçimlerin” ortaya çıkardığı tabloları tartışacak değiliz.

            Bugün konuşulması gereken şey “siyasetin zeminidir”. Bu zemin Anayasanın teminat altına aldığı siyasi partilerin “yaşam haklarının” korunması ile ancak sağlıklı olarak sürdürülebilir.  Bu zemin olmadan “hür düşünce” olmaz. Bu zemin olmadan “doğuştan verilen hakların” özgürce kullanımı mümkün değildir.

            Anayasa Mahkemesinden beklediğimiz elindeki “bu siyasi davayı” hukuki gerekçelerle reddetmesidir.  Evet siyasi bir dava çünkü; çok partili siyasi hayata geçtiğimiz günden bu yana iktidar olamayan bir elit zümre bu davanın “kabul” ile neticelenmesini istemektedir.

            Siyasi bir dava çünkü; “yönetme iktidarını” devretmek istemeyen oligarşinin Refah Partisinin kapatıldığı 1998 yılı Ocak ayından beri kazanacağı en büyük zafer olabilir. Dolayısıyla kabul hukuki olmayacaktır millete değil bu krallıklarının iktidarına hizmet edecektir.  

            Refah Partisi, köhneleşmiş yönetim anlayışına karşı milletin kendini yönetme isteğinin adı idi. Gerçek ve samimi bir inancın ve davanın temsilcisi idi. Refah Partisi, bu milletin 1000 yıllık davasının davacısı idi. Bizim gibi binlerce gencin ilk gençlik çağlarının aile ocağı idi.

            RP’yi kapatanlar millet ile 1000 yıllık davasının önüne set çekmek istediler. Bu gençliğin aşkını söndürmek istediler. FP; görüntüsü itibariyle AB sürecini desteklemek durumunda idi ve RP kadar davasını savunamadı. Bu dönem bir nev’i o gençliğin aşkı ve heyecanı üzerine kül serpilmesi dönemi idi. Sonuçları itibariyle böyle neticelendi.

            AKP ise Milli Görüş davasını bölerek kurulması itibariyle ve 6 yıllık iktidarında  yaptığı icraatları ile “RP’yi aile ocağı gören” o gençlikten AKP’ye intikal edenlerde heyecanı bitirici etki yaptı.

            Refah İktidarı, koalisyon ile de olsa; bu milletin “iktidarı bizzat devraldığı” bir dönemin adıdır. Millet 10 yıldan beri “yüksek demokrasi” standartlarını aramaktadır. Millet kendisi seçmek ve kendisi iktidardan indirmek hakkına sahip olmak istemektedir. 

            AKP Hükümetini onca yanlış icraatı nedeniyle eleştirenler olarak bugün şunları düşünüyoruz. Bu milletin “sandıkta konuşma hakkını” çok görmeyin. Seçmen bugün iktidar olanları yarın muhalefet görevine gönderebilir.

            “AKP hakkındaki kapatılma istemli davanın reddine karar verildi” cümlesini duymak istiyoruz. Muhalefet partileri ve eminim özellikle Saadet Partisi, AKP ile   “pehlivan minderinde” yani “sandıkta” hesaplaşmak istemektedir. Onu hesaplaşma minderinden gayri nizami şekilde indirmeniz kabul edilemez.

           
 
YORUMLAR (4) adet
    Serkan
    Devleti yönetmek
    Evini yönetemeyenler bu ülkede Parti başkanı oldu, her muhalefet eden kendini kapı önünde buldu, Ertuğrul Günay, Murat Karayalçın, Sarıgül.... İçinizde Atatürk olacak, koltukta sizin olacak değilmi tek şef dönemi bildi. Halkın kararları karşısında yola geleceksin. ŞAYET YÜKSELMEK İSTİYORSANNNN...
    30 Temmuz 2008 Çarşamba 21:51

    talha
    Yıllarca Trene baktırdılar yetmedi mi
    İçinde Atatürk olan Veli Küçükleri, Doğu Perinçekleri gördü bu millet....İçimizde Atatürk var diye diye Ülkeye yapmadığınız kalmadı....Bu yazı Karar açıklanmadan önce yazıldı. Tebrikler Ali Aktaş....
    30 Temmuz 2008 Çarşamba 21:47

    Yüksel
    Geç Bunları Anam Babam !
    Bunlar küçük oyunlar. Devlet yönetmek ile cemaat yönetmek aynı görülen bir parti topluma nasıl eşit bakar ! Bunarları kime anlatıyorsunuz ! Halkın seçtiğini halk götürene kadar halk kalmayacak ! Biraz akıllı olalım. Biraz okuyalım. Biraz etrafımıza bakalım. Bakalım ki neler oluyor görelim.Küçük bir anekdotla yazımı bitirmek istiyorum ve selamlarımı sunuyorum. Ortak Akıl , Ortak Karar !Hakiki mi Sahte mi !Türk parasının sahte olup olmadığını anlamak için, ışığa tutarız... Eğer içinde Atatürk varsa, o para gerçektir. İçinde Atatürk yoksa, sahtedir. Ne mal olduğunu anlamak için, insanları da ışığa tutun... İçlerinde Atatürk yoksa, sahtedir... İçinden Atatürk geçmeyen insanlara paye vermeyin, iltifat etmeyin.Hatta hiç beklemeden uzaklaşın
    30 Temmuz 2008 Çarşamba 15:25

    Aşk İklimi
    Helal
    Yazınızın orta bölümüne katılmamama rağmen.Bu sitede ilk defa olumlu bir yazıyı sizin kaleminizden okumak hoş oldu.Siyeset sahnesinde yenin,elinizi öpmeyen alçak olsun.Sizde milletin seçtiklerine ve millete saygı gösterin ama.Tebrikler dost.
    30 Temmuz 2008 Çarşamba 12:17

Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
Zahid KUTUB
Abdullah Kuşlu
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Nevzat LALELİ
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ANKARA 22.11.2008
İmsak
-
5:04
Güneş
-
6:33
Öğle
-
11:42
İkindi
-
14:13
Akşam
-
16:37
Yatsı
-
18:00
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008