Saadet'in 7. yılında Hatırlattıkları
20 Temmuz 2008 Saadet Partisinin kuruluşunun 7. yıldönümüdür. Partinin kuruluş dilekçesinin 20 Temmuz günü verilmesinin pek çok anlamları olduğunu düşünüyorum. Bu, sadece Kıbrıs Barış Harekâtının yıldönümünü anımsatan bir tarih değildir. Esasen 3 asra yakın zamandır toprak kaybeden ve gerileyen bir milletin ilk fetih hamlesinin de yıldönümüdür.
11 Eylül 1683 tarihinde Viyana bozgununu yaşayan bu millet Milli Görüşün iktidar ortağı olduğu 1974 yılının 20 Temmuz’una kadar kaybettiklerini geri alamamanın ezikliği ile yaşadı. Bugün birçok kimsenin itiraf etmekten çekinmediği gibi “biz zırhını kuşandığı zaman gereğini yerine getirmeden dönmeyiz” anlayışı içerisinde hareket ederek 1963 ve 1967’de yapılamayanı yapan Milli Görüş Lideri Erbakan Hoca Kıbrıs zaferinde bir numaralı pay sahibidir.
40 yıllık siyasi mücadelenin 5. partisinin 20 Temmuz günü kurulmuş olması bu partinin milletin kendi tarihinin davacısı olacağının taahhütnamesi gibidir. Milli Görüş Lideri Erbakan Hocanın bu davayı tanımlarken “Bir kimse Kıbrıs’ta düşman tahkimatının arasından geçmeden Milli Görüş’ün ne olduğunu anlayamaz” şeklindeki beyanı da anlatıyor ki; Saadet Partisi 2. Viyana Bozgunundan 291 yıl sonra ilk defa toprak kazanımı ile neticelenen yeni fetih anlayışının takipçisi olacaktır.
Ecevit ölüm döşeğine düşmeden kısa süre önce kendisini ziyaret eden Demokratik Sol Parti (DSP) yönetimine Kıbrıs Barış Harekâtı’nı da detaylarıyla anlatmış. İtiraf niteliğinde sözlerin de yer aldığı bu sohbeti dinleyenler arasında yer alan DSP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit, 7-8 ay önceki ziyaret sırasında yaşananları şöyle dile getiriyor: “Sayın Ecevit önce Kıbrıs Harekâtı’nın öneminden dem vurdu. Sonra söz CHP-MSP koalisyon hükümetine geldi. Ve ağzından şu sözler döküldü. Hükümet ortağımız MSP olmasaydı, Kıbrıs’a o harekâtı gerçekleştiremezdik.”
Ecevit Londra görüşmelerine gittiği sırada 17 Temmuz 1974’te Ankara’da Başbakan Vekili olarak Necmettin Erbakan’ı bırakır. Alarm durumundaki Türk Silahlı Kuvvetleri o gün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar ile birlikte Erbakan’ı konuk eder. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı pilotların bulunduğu birlik teftiş edilirken Sancar’ın askeri selamlama konuşmasından sonra sözü alan Başbakan Vekili Erbakan, o günlerde Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini istemeyen ABD’nin uçak gemilerine atıfla pilotlara sorar: “Aranızda Japon pilotların yaptığı gibi uçağını kamikaze ile bu gemilerin bacasından sokacak askerler bir adım öne çıksın.”
Beklenmedik soru başta Genelkurmay Başkanı ve heyetteki diğer devlet adamlarınca şaşkınlıkla karşılanmıştır. Ancak komutanların ve başbakan vekilinin önünde duran birlikteki pilotların tamamı bir adım öne çıkar. Sancar, o zaman Erbakan’ın kulağına eğilerek, “Efendim sizden böyle bir konuşma beklemiyorduk.” diye şaşkınlığını ifade eder. Erbakan’ın da cevabı gecikmez. Kastının Türk ordusunun ABD ordusuyla savaşması olmadığını anlatır. “Şimdi benim bu söylediğim bir gün sonra ABD’ye ulaşır. Bilsinler ki Türk askeri Kıbrıs konusunda her şeyi göze alabilecek kararlılıkta ve cesarettedir. Bize müdahale etmezler, hem de az gemi gönderirler.”
Nitekim Erbakan Hoca haklı çıkmış ve 1963’de İsmet İnönü’ye mektup göndererek tehdit eden ABD, bu kez Milli Görüş karşısında aciz kalmıştır.
Bu ülkenin Milli Görüş’e ihtiyacı var. Bunda hiç şüphe yok. 3 asırlık dönemi bitirerek yeni bir hamle çağı başlatan bu dava 21 yüzyılda Yeniden Büyük Türkiye’yi ve Yeni bir Dünya’yı inşa edecek olan tek fikir ve siyaset hareketidir.
Saadet Partisinin kuruluşunun 7. yılını, Kıbrıs Barış Harekâtının ise 34. yıldönümünü bu ruh ve mana içerisinde kutluyoruz.