SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
19 Haziran 2008 Perşembe 16:56
  Ali AKTAŞ
  
Bugünü Anlamak
            28 Şubat süreci ve sonrasında gelişen olayları anlamak için millet olarak yaşadığımız tarihi süreci iyi okumalıyız. Erbakan Hoca’nın “Hayim Nahum Doktrini” diye özetlediği planı bilmeden bugünkü olayları anlamak mümkün değildir. Bugün yaşadıklarımız dün ekilenlerin ürünüdür.  

            Lozan Anlaşmasının eklerinden olan ve Resmi Gazetenin 24 Temmuz 1923 tarihli nüshasında yayınlanan “İdarei Adliyeye Dair Beyanname”yi okuduğunuz zaman memleketin geçireceği/geçirmesi hedeflenen dönüşümün ve başkalaşmanın batılılarca dayatılan bir plan mucibince gerçekleştirildiğini görüyorsunuz.

            Sözkonusu beyannameye göre 5 yıldan aşağı olmamak üzere “Türkiye Memuru” sıfatıyla  “Avrupalı Hukuk Müşavirlerini” ülkemize kabul ettik. Bu müşavirler yeni devletin “kanun komisyonlarında” görev yapacaklar ve lüzum gördükleri takdirde Adalet Bakanına raporlar vererek ikazlarda bulunabileceklerdi.Bu adamların yaptıkları ikazların gereği hakkında Adalet Bakanı “bila tehir” (derhal)  malumat verecekti. Mahalli mahkeme hakimlerinin de doğrudan bu müşavirlerle yazışmalarına imkan tanınmıştı.

            Lozan Anlaşmasının eki mahiyetindeki bu belge bize “Kanun koyma hakkı münhasıran devletin kendisine aittir, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” gibi beylik lafların havada kaldığını anlatıyor. Maalesef İstiklal Harbi sonrasında yeni devleti kurarken kanun koyma ve uygulama yetkilerinin Avrupalı Hukuk Müşavirlerine devredildiği anlaşılıyor.

            5 yıl boyunca maaşlarını da ödediğimiz bu hukuk müşavirlerinin 1928 yılında görevleri bittiğinde bakın nasıl bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıktı.  Geldiklerinde 1924 tarihli Anayasada "Devletin dini, dinî İslâm’dır” yazıyordu. 1928’de bu ibare kaldırıldı. 1937’de ise devletin laik olduğu ibaresi Anayasa’ya eklendi. Danışmanların 5 yılda görevlerini çok iyi yaptıkları anlaşılıyor.  

            Kanunların batıdan alınmasının tesadüfen olmadığı ve yaşananların milletin doğal talepleri ile değil Batı’nın dayatması ile gerçekleştiği de anlaşılıyor. 1971 yılında Milli Nizam Partisinin kapatılmasından başlamak üzere birçok siyasi partinin “laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmaktan” kapatıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Bu gerçeğin yanına bir de devrimlerin  kronolojik tarihinin bu yabancı danışmanların bulunduğu döneme rastladığı, bu beş yılık dönemde Türkiye’nin laikleşmesinin tamamlandığı gerçeklerini de ilave edince yaşadığımız krizlerinin kaynağını da yakından tanımış oluruz. “Laikliğe aykırı eylemlerin odağı olmak” egemenlik hakkımızı ihlal edercesine başımıza Lozan ile getirdiğimiz Avrupalı Hukuk Müşavirlerinin dayatmalarına direnmek olarak anlaşılabilir mi? Veya bunu egemenliğin millette olduğunun savunulması şeklinde değerlendirmek de mümkün mü?

            Soruları çoğaltmak ve değişik şekilde mantık yürüterek gerçeği aramak herkesin görevi. Şimdi durup düşünmemiz gereken şey; bu hukuk müşavirlerinin biçtiği gömleğin bize uymadığıdır. Mevcut Anayasa çiğnenerek ve hukuk ihlali değil “hukuk ihtilali” yaparak temel hak ve özgürlüklerin engellenmesinin mümkün olmayacağı anlaşılmalıdır. Herkesin bir diğerinin yaşam tarzına, inanç ve ibadet hürriyetine saygı göstereceği yeni bir anlayışın egemen olmasına çaba harcamak zamanı gelmiştir. Zira bunca zamandır Hayim Nahum doktrini işlemiş “açlık yoksulluk yaygınlaşmıştır. Borca esir edilmiş insanımızın dininden uzaklaştırılmaya çalışıldığı” MGK raporlarına bile girmiştir.

            Dövecek dizimiz henüz varken kendimize gelelim. Yarın çok geç olabilir.

Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
Zahid KUTUB
Abdullah Kuşlu
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Nevzat LALELİ
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ANKARA 22.11.2008
İmsak
-
5:04
Güneş
-
6:33
Öğle
-
11:42
İkindi
-
14:13
Akşam
-
16:37
Yatsı
-
18:00
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008