SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
18 Nisan 2008 Cuma 19:54
  Ali AKTAŞ
  
Milli Görüş Osmanlıya Mülhaktır
 
            İngilizlerin meşhur tarihçisi Arnold Toynbee, Osmanlı’nın sonunu anlatırken “Osmanlı yıkılmış değil durdurulmuş medeniyettir.” der. Osmanlı’nın “durdurulma” sürecine baktığınız zaman 1897’de İsviçre’nin Basel şehrinde yapılan 1. Dünya Siyonist Kongre’nin çok önemli bir etken olduğunu görüyorsunuz. Yahudiler burada önemli kararlar aldılar.
 
            Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocanın deyimiyle “Son evrensel padişah” Abdulhamit Han, Yahudilerin Osmanlı egemenliği altında bulunan Filistin topraklarını istediğini ve birkaç yüzyıldır faizcilik ve bankacılık sistemiyle ellerine geçirdikleri para gücünü bu iş için seferber ettiklerini bildiğinden Viyana Büyükelçisi Ahmet Vefik Paşayı bu kongreyi takiple görevlendirdi. Teşkilatı Mahsusayı da bu işe seferber etti. Ve nitekim Yahudilerin hedeflerini öğrendi. Bu ilk kongrelerinde Yahudiler;
1- 50 yılda İsrail Devletini Filistin toprakları üzerinde kurmayı,
2- 100 yılda Büyük İsrail’i kurmayı,
3- 150 yılda ise Dünya Yahudi Krallığını kurmayı kararlaştırdılar.
 
            Bugün İsrail Meclisi Knesset’in önünde heykeli bulunan Theoder Herzl’i hedeflerini gerçekleştirmenin önünü açması ve imkan tanıması için Osmanlı Padişahıyla görüşmekle görevlendirdiler. Bu adam 5 kez İstanbul’a geldi ve toprak istedi. Toprağın karşılığında Osmanlı borçlarını ödemeyi teklif etti. Abdulhamit Han’ın “Atalarım bu toprakları kanla almışlardır. Yine aynı bedelle veririz. Canlı beden üzerinde ameliyat yaptırmam. Yahudiler paralarını kendilerine saklasınlar” cevabı üzerine Herzl, Viyana ekspresi ile geri dönerken bu olayı hatıra defterine “Kırk haramiler mağarasından çıktım” diye yazacak ve hırsından ağlayacaktır. Gözyaşı ile ıslattığı hatıra defteri bugün Viyana Müzesindedir
 
            Bu ret cevabı sonrasında Yahudiler yine toplandılar ve 3 önemli karar daha aldılar
1- Abdülhamit Han tahttan indirilecek,
2- Osmanlı yıkılacak,
3- İslam yok edilecek.
                        Abdülhamit Hanın tahttan indirilmesi için Emmanuel Karasso görevlendirildi. Bu adam Osmanlı’da ilk mason locasını açan adamdır. Hemen işe başladı. 1789 Fransız İhtilalinden etkilenmiş, Osmanlının Avrupa karşısında geri kaldığı peşin kabulünü taşıyan bir takım subaylar ve aydınlarla İttihat ve Terakki Cemiyetini kurdu. Bu adamları teşvik etmek suretiyle 31 Mart 1908 ihtilalini yaptı. Ve 1 yıl sonra 27 Nisan 1909 tarihinde Abdülhamit Hanı tahttan indirdi. Almanya hayranı Enver, Talat ve Cemal Paşaların yönetimi ele geçirmesiyle,  Osmanlı 1. Cihan Harbine sokuldu. 30 Cephede savaştık ve Almanya yenildiği için Osmanlı da yenilmiş sayıldı. Sonrası ile hepimizin malumu: Sevr anlaşmasının dayatılması ve kendi Milli Görüşüyle harekete geçen milletin İstiklal Harbi ile yeni devletini kurması.
 
            Şu bir gerçek ki; Lozan bize tam bağımsız bir ülke vermedi. Düğüm atılmış problemlerimizi çözme yöntemimizi değiştirerek “her sahada Avrupa taklitçisi yaparak” daha da çıkılmaz sokaklara itti bizi.
 
            111 yıl önce kendi namına yeni bir atılım başlatan siyasi siyonizmin dünyayı ifsad ederek kendi dünya cennetlerini meydana getirme hamlelerine bir cevap veren olmayacak mı? Attıkları düğümü çözecek hamleyi millet ne zaman görecek?
 
            Bu soruları başkaları soradursun, bizler cevabını biliyoruz; Elbette Milli Görüş. Osmanlı’nın ahfadı, bu milletin inançlı evlatları 14 Ekim 1969’daki çıkışlarından sonraki en önemli simgesel cevaplarından birini 1997’de verdiler. Irkçı emperyalizmin “Büyük İsrail Devletini” kurma kararı aldığı 1. Siyonist Kongrenin tamda 100. yılında aynı salonda “Avrupa Müslümanları Birliği Toplantısını” yaptı Milli Görüş. 
 
            Erbakan Hocamız; 40 yıllık hamlesini sürdürmekle şeref bulduğumuz bu büyük insan o toplantıda, Siyonist Kongrenin tamda 100. yılında kürsünün arkasına astırdığı Kelime-i Tevhidin önünde, onlara “Kuvvet ve kudret sahibi Cenab-ı Haktır. Sizlerin dağları yerinden oynatacak gücünüz bile olsa Allahın da bir hesabı vardır” diye haykırdı.
 
            Milli Görüş modern çağların en büyük değişim hamlesini, esasen ademoğullarının yeniden aslına rücu hamlesini yapmaktadır. Bu hamleye ses verenler, bu hamleden büyük umutlar bekleyenler var. 1995 Milletvekili Genel Seçimlerinin arifesindeki Cuma Hutbesinde El Ezher Camiinde Refah Partisinin kazanması için dua eden de, Hartum Üniversitesinde seçim gecesi duaya duran üniversiteli gençler de, İsrail’in işgali altındaki Golan tepelerindeki köyünde “siz gittiniz zulüm başladı ne zaman gelirseniz o zaman zulüm biter” diyen ihtiyar da Milli Görüşçülerin yeniden şahlanışını beklemektedir.  
 
            Şimdi bize düşen, saçının her telini bu dava uğruna ağartmış Erbakan Hocamızın 2002 yılında yapılan “Milli Görüş Şurası”nda yaptığı konuşmanın sonunda alkışlar ve sloganlar arasında, sanki söylemesi gereken son bir sözü olan insanın onu söylemek için gösterdiği çaba gibi bir gayretle ifade ettiği “Ey Milli Görüşçüler… Bundan sonra ilk hedefiniz 2. Yalta Konferansı ve Yeni Bir Dünya Kurmaktır” hedefini gerçekleştirmek için çalışmaktır;
 
            Başlığın anlamını oluşturan hatırayı naklederek Milli Görüş’ün ne olduğunun anlaşılmasına bir katkıda bulunmak isterim;  “Osmanlı Tarihi – Kuruluşu, Yükselişi ve Çöküşü” isimli kitabının son kısmında Milli Görüş Hareketinin tarihine de yer ayıran Kuveyt Üniversitesi Profesörlerinden Ali Muhammed Sallabi’ye sorarlar; “Ey Üstaz, Osmanlı Tarihini anlatan kitabınızda neden Milli Görüş’e yer ayırdınız”. Prof. Sallabi bu soruya tarihe geçeceğini umduğum bir cevap verir; “Milli Görüş’te Osmanlıya mülhaktır (dahildir)”
YORUMLAR (15) adet
    YUCEL
    Dİ "YORUM " Kİ,
    İnsanların yaşamında Dünya ve Ahiret olmak üzere iki yaşam şekli görülmektedir. Birincisi malum olduğu üzere üzerinde yaşadığımız KAİNAT. Tarihler boyunca DÜNYA üzerinde yaşamın insanlar tarafından keşfedildiği günden bu yana önce KAVİM sonra BEY lik derken günümüzde DEVLET adı ile son şeklini aldığını görüyoruz. Devletleri oluşturan insanlar çeşitli ırk ve inanıştan olabilirler. Ancak aynı devlete mensup olmanın geçmişten gelen bir birlikteliği söz konusudur. Sonradan o devlete sempatizan olarak veya ülkesindeki yönetim tarzını benimsemeyen vs. sebeplerle diğer ülkeye yerleşen o devletin vatandaşlığına geçenler geçmişte olduğu gibi bundan sonra da olacaktır. Esas olan devletin oluşumunda o coğrafya da birlikte yaşayan, örf, adet gelenekleri benzer olan kavimler bir arada devletin milleti olmuşlarsa işte o insanlar o devletin vatandaşıdır. Şimdi günümüzde çeşitli kavim ve cemaatlerin tarih boyunca birlikte yaşamalarına rağmen bu gün IRK ve DİN ayrımcılığı ile aralarını açmak ve bölücülük yapmak adına çeşitli inanışlara ve ırklara göre yaşam tarzını benisemesi ve dayatması bu devleti oluşturan insanlar arasında ayrımcılık yaratmaktan başka bir işe yarmadığı maalesef görülmek istenmiyor.Bunu Ulu Önder ATATÜRK T.C. Devletini kurarken dahi zekası ve ileri görüşlülüğü sayesinde görmesine ve bizlere her fırsatta kah söylevlerinde kah nutuk da ve en önemlisi ANAYASA mızda göstermiş olmasına rağmen 90 yıl boyunca biz bunları inatla görmemeye ve gördüğümüzü de yanlış anlamaya ve anlatmaya, en kötüsü devleti yönetetnlerin yanlış uygulamaları neticesinde bize çeşitli görüşlere inanmak ve arkalarından gitmeye mecbur edildiğimiz maalesef bir gerçektir.Hal böyle olunca bilgisizlik veya yarım bilgi ile vatandaşlar arasında zaman zaman İnançlar, zaman zaman Irksal " SEN NASIL MÜSLÜMANSIN, SEN NASIL TÜRKSÜN" gibi dürtüler ön plana çıkartılarak ülkenin birlikteliğine çomak sokulmaktadır. Bunları yapanlar değil bu oyunlara gelenler ve bu oyunlara alet olanlar suçludur ! Ancak kimler bu oyunlara geliyor ? Tabii dir ki bizler. Neden ? Çünkü önce aile içinde başlayan hayatımızı ve tüm yaşamımızı üzerine inşa ettiğimiz fakat hiç önemsemediğimiz eğitim! Devletleri oluşturan insanları eğitim eksikliği, fiziksel olarak gelişimi tam ancak beyinsel yapısı tam olmayan özürlü insanlar topluluğu haline getirir ki bu da bölücü odakların işini kolaylaştırır. BİR TANE AKILSIZ DOSTUM OLACAĞINA BİN TANE AKILLI DÜŞMANIM OLSUN !!! Sanırım bu söz herşeyi anlatıyor...
    26 Nisan 2008 Cumartesi 14:20

    Hasan TARHAN
    Kim AZINLIK Kim ÇOĞUNLUK ?
    Söyle bakalım ! Sen hangi dindensin, sen hangi ırktansın ? Ne olacak ? senin ırkından ya da dininden değilse katliam mı yapacaksın ? Geçmişte toplumların kimlik arayışları içinde yaşanan bu tür ayrımcılık felsefeleri artık iflas etmiştir. Günümüzde bunları inatla sürdürmek isteyenlere KAFATASÇI denilmektedir. Geçmişte kalması gereken bu sıfatların yerini artık her insan bir değerdir felsefesi almıştır. Bir ülkede huzur, güven ve ekonomik istikrar insani değerleri korumaktan geçmektedir. Hastahanelerde rehin kalmalar, sokaklarda adam kesmeler, yol kesmeler, ırkdaş ve dindaş atamalar sonucu ehliyetsiz ve vasıfsız insanların idare mevkilerindeki basiretsiz ve kişiliksiz tutumlarından kaynaklanan başıbozuk eğitim ve öğretimden tutun sapık ideolojilere sapmalara kadar varan keşmekeşlik toplumun hem yapısını hem de yaşantısını bozmuştur.Hastalık belirlidir ! Tedavisi acilen başlatılmalıdır.Kuruyan dallar budanmalı, yeşermeyen tohumlar yeniden ekilmeli ve üretimin sağlıklı olabilmesi için dış etkenlerden ve iç mikroplardan arındırılmalıdır.Sanal olarak şişirilmiş, hormonlu, yapay üretilmiş kanserojen maddeler içeren her türlü üretimi çöpe atalım. Hatta çöpe atmayalım yedi kat yerin dibine gömelim, gömelim ki kimseye bulaşmasın
    25 Nisan 2008 Cuma 13:50

    mill genç
    yiğitler
    yürüyün Allahın adıyla,s,ze kim durabilir,bakmayın sayınızın azlığına,Rabbim varken başka ne mülk onun ,bedirde uhudda,çanakkalede sayımız kaçtı.önemlimi sayı Allah bire on bire yediyüz demiyormu.haydin son nefese kadar çalışmaya milli ğörüşçü yiğitler slm
    23 Nisan 2008 Çarşamba 18:23

    Kilicoglu
    Hak gelir Batil zail olur.
    Esselamu aleykum ve Rahmetullahi ve berakâtuh...Allah Azze ve Celle'nin rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun insaAllah. Arkadaslar tartismaya gerek yok. Bu insanlar 1969'dan beri Milli Görüs'ün degerini anlamamislar bundan sonra da anlamazlar. Bu kadar cabanin bu kadar mücadelenin farkinda olmayan insanlarla bosuna vakit kaybetmeyelim. 40 senedir anlamamislar. Bundan sonra da anlayacaklari yok. Biz yolumuza devam edelim... Milli Görüs'ü anlamayanlara Muhammed Suresi 7. ayeti okuyup anlamaya davet ediyorum... Allah CC'a en güzel sekilde emanet olun... >Tablo net, Care Saadet
      22 Nisan 2008 Salı 18:00

    Aşk iklimi
    heyhat
    Kartondan aslan hiç bir zaman kükreyemez.Ne kadar uğraşırsanız uğraşın,pireden deve olmaz.Necip Fazılın tabiriyle.Bir defa yürekten Allah dediğine şahit olmadığım,vecd halini göemediğim,siyaseti islama uyduracağı terde,islam için siyaset politikası güden,zavallı bir adama yüklediğiniz misyon,hiç yakışık kalmıyor dostlar
    21 Nisan 2008 Pazartesi 20:49



Yazarın Diğer Yazıları

    Anket
    Ergenekon yapılanmasının tüm unsurlarına ulaşıldımı?Ergenekon yapılanması derin devletle aynı şeymi?
    Evet, Evet
    Hayır, Evet
    Hayır, Hayır
    Evet, Hayır
    Fikrim Yok
Serdar AKCA
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
M.Ali ÖZTÜRK
Araştırmacı-Yazar
Muhammed ÖZYİĞİT
Adem KAHRİMAN
Sosyolog-Yazar
Tüm Yazarlar
    » Piyasalar
$ USD
1.2020
€ Euro
1.8870
IMKB
38.555
Altın
36.10
    ISTANBUL 23.07.2008
İmsak
-
3:52
Güneş
-
5:44
Öğle
-
13:18
İkindi
-
17:13
Akşam
-
20:39
Yatsı
-
22:21
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008