SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
06 Eylül 2008 Cumartesi 14:54
  Adem KAHRİMAN
  
Tüm İslam ÂLEMİNE sesleniyorum

Dünyanın barışa, dostluğa ve kardeşliğe belki de en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerden birini yaşamaktayız. 20. yüzyıla damgasını vuran çatışmalar ve savaşlar, yeni yüzyılda da tüm hızıyla devam ediyor, dünyanın dört bir yanında masum insanlar bu savaşlardan dolayı maddi ve manevi kayba uğruyorlar.

İnsan sıkça rastladığı olaylara karşı hemen bir alışkanlık kazanır. Hatta zaman içinde bu alışkanlık öyle bir hal alır ki, ilk gördüğünde kendisinde şiddetli bir şaşkınlık ya da tepki oluşturan olaylar, bir süre sonra rutin konulara dönüşür.

 

Dünya üzerinde süren savaşlar ve çatışmalar da böyle olaylardandır. Bir ülkede bir işgalin, katliamın veya soykırımın başlaması dünyanın dört bir yanında ilk önce şiddetli bir tepki oluşturur. Örneğin Bosna'da ilk çatışmaların başladığı günleri düşünelim, ya da Çeçenistan'ı, Filistin'i... Yakın zamanda babasının kucağında İsrail askerlerinin kurşunlarına hedef olan Filistinli çocuğun görüntüsü, kundaklarında katledilen Çeçen bebekler, Bosna'da büyük bir soykırıma maruz kalan kadınlar, yaşlılar, gençler...

İnsanlar, bu görüntüleri gördükleri ilk günlerde içlerinde duydukları tepkiyi, birşeyler yapma isteğini sık sık dile getirmişlerdir. Ancak ardı arkası kesilmeyen haberler zaman içinde dikkatlerini çekmez olur. Her gün yeni kişiler ölür, kadınlar tecavüze uğrar, çocuklar kurşunlara hedef olur, mayınlara basıp kolunu ya da bacağını kaybeder... Ancak insanların ilk günlerde verdikleri tepkiler yerini garip bir duyarsızlığa bırakır. Hatta gazeteleri aldıklarında, savaş haberlerinden çok hemen yan sütunda yer alan magazin içerikli bir haber ilgilerini çeker. Çünkü Filistin'de, Çeçenistan'da, Keşmir'de ya da Doğu Türkistan'da her gün birkaç kişinin ölmesi, "sıradan bir haber" haline gelmiştir.

Dahası bu vahşetleri sanki makul birer siyasi gelişme gibi gösteren bir propaganda da bir taraftan yürürlüktedir. Bu nedenle birçok insan, Çeçenistan'da devam eden büyük katliamı Rusya'nın bir iç sorunu, Filistin'de yaşananları İsrail ile Filistin arasında bir toprak mücadelesi, Keşmir halkına yönelik devam eden Hint zulmünü ise bölgenin stratejik konumundan kaynaklanan bir problem olarak değerlendirmektedir. Diğer pek çok nedenin yanında, tarihi ve ekonomik nedenlerin de çatışmaların meydana gelmesinde etkili olduğu doğrudur. Çeçenistan Rusya için hem ekonomik hem de stratejik açıdan çok önemlidir. Fanatik Yahudilerin Kudüs'e ve diğer Filistin topraklarına yönelik işgal niyetleri asırlardan beri süregelmektedir. Ancak Çeçen halkının komünist Rus yönetiminden gördüğü baskının, Afrika'daki Müslüman halkların maruz kaldığı şiddetin, Balkanlar'daki Müslümanların tüm dünyanın gözleri önünde gördükleri şiddetli baskının ve uygulanan etnik temizliğin tek nedeni ekonomi ya da iç sorunlar değildir. Bu insanların temsil ettikleri Müslüman kimlik bu çatışmaların ana nedenlerinden birini oluşturmaktadır.

Bu insanlar Allah'a iman ettikleri, hayatlarını inançlarının gerektirdiği şekilde geçirmek istedikleri ve çocuklarını da inançlı kimseler olarak yetiştirmeyi amaçladıkları için çeşitli baskılara maruz kalmaktadırlar. Güçlü bir İslam devleti ya da İslam ülkelerinin oluşturduğu güçlü bir birlik ise pek çok Batılı ülkede büyük bir rahatsızlık uyandırmakta, pek çoğunun da çıkarlarını tehdit etmektedir.

 

Konunun bir başka yönü ise, insanların çok büyük bir bölümünün bu ülkelerde yaşananlar hakkında hiç bilgi sahibi olmamaları, hatta birçok ülkenin adını dahi bilmemeleridir. Sudan'da, Cezayir'de, Endonezya'da, Patani'de, Burma'da, Cibuti'de, Tunus'ta yaşayan Müslümanların karşı karşıya bulundukları zorlukların, baskıların, her gün bir yenisi gerçekleşen şiddet eylemlerinin, açlığın ve sefaletin farkında dahi olmayan bir insanın durumu çok daha düşündürücüdür. Çünkü bu kişinin, varlıklarından haberdar olmadığı iman sahibi kişilere yardım elini uzatması elbette mümkün olmayacaktır. Bir kesim ise yapılan zulüm ve haksızlıkların farkındadır. Ancak bu kişilere yardım edebileceğini, zulmün engellenmesi için çaba sarf edebileceğini aklına dahi getirmez. Üstelik hiçbir şey yapamayacağı konusunda kendisini o kadar inandırmıştır ki, ne okuduğu haberler ne de gördüğü görüntüler vicdanında en ufak bir etki oluşturmaz.

Oysa iman eden bir insan, her duyduğundan ve her gördüğünden sorumludur. Allah Kuran'da Müslümanlara şöyle seslenmektedir:

 

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

 

Allah'ın ayetteki emrini tutan iman ve vicdan sahibi kişilerin olan bitenlere gözlerini kapamaları, onları görmezlikten gelmeleri mümkün değildir. Bir Müslümanın dünya üzerinde böylesine şiddetli bir zulüm devam ederken, rahat yatağında kayıtsızca uyuması, boş işlerle oyalanması, yalnızca kendi eğlencesini ve çıkarlarını düşünmesi imkansızdır. Çünkü iman eden bir kişi haksız savaşların, katliamların, zulmün, açlığın, ahlaki dejenerasyonun, kısaca dünya üzerindeki tüm sorunların temel çözüm yolunun Kuran ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması olduğunu bilmektedir. Bu bilgi ona çok büyük bir sorumluluk yüklemiştir; dünyaya İslam dinini ve dinin getirdiği güzellikleri anlatmak, Kuran ahlakını yaymak ve dinsizliğe karşı fikri bir mücadele yürütmek...

Bu şerefli sorumluluğa sahip çıkan kişiler, dünya üzerinde zulüm gören tüm insanları Kuran'ın rehberliğinde aydınlığa çıkaracaklardır:

 

… Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir Kitap geldi. Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. (Maide Suresi, 15-16)

 

İncil'de: Birbiriniz ve tüm insanlar için her zaman iyiliği amaç edinin. (Selaniklilere I. Mektup, 5/15)

Tevrat'ta ise, Yahudilerin insanlara iyilikle davranmaları gerektiği şu şekilde ifade edilir:

Kötülüğü değil, iyiliği arayın ki yaşayasınız, ve böylece Rab, orduların Allah'ı, dediğiniz gibi sizinle beraber olur. Kötülükten nefret edin ve iyiliği sevin ve kapıda hakkı pekiştirin... (Amos, Bap 5, 10-15)  

Kuran'da ise Rabbimiz, pek çok ayetinde güzel ahlakın, iyiliğin, kötülüğe iyilikle karşılık vermenin önemini bildirmiş, Yahudilere ve Hıristiyanlara yani Kitap Ehli'ne karşı da, Müslümanların iyi niyet ve hoşgörü ile yaklaşmalarını buyurmuştur.

 

Vazifemiz çok kardeşlerim, üç günlük ylan dünyanın hülyalarına dalıpta asıl dünyanızı sakın karartmayın. Tembellikten ve boşa zaman geçirmek ten vaz geçelim gelin bir olalım…

YORUMLAR (10) adet
    ALİ HİKMET YILMAZ
    ABİ NE YAZMIŞSIN BE VALLAHİ İÇİM ACIDI, SİLKELENDİ
    ALLAH RAZI OLSUN MÜKEMMEL BE ABİ KEŞKE DEDİĞİN GİBİ OLABİLSEK AH AH İNSAN İNSAN OLMANIN NE DEMEK OLDUĞUNU İDRAK ETSE KURAN AHLAKINA SIMSIKI SARILSA NE GÜZEL OLUR ALEMİN AHVALİ...
    25 Aralık 2008 Perşembe 08:11

    FADİME NUR LEKSAN
    ACILAR İÇİNDELER AMA
    ACILAR İÇİNDELER AMA BİR DÜŞÜNMEK LAZIM HAK ETTİLER Mİ ACABA? TABİ YARGILAMAK BİZİM İŞİMİZ DEĞİL AMA HOCAM NE EKERSEN ONU BİÇERSİN ANCAK DİYORSANKİ BİZDE BİÇECEĞİZ BİRGÜN OZAMAN HADİ BAŞLATIN YENİ BİR HAREKETTE BİZDE BAĞLI OLALIM BİLİYORUM BU KOLAY OLANI AMA YAZMAK TA KOLAY SANKİ HOCAM...
    08 Eylül 2008 Pazartesi 16:41

    Nida Sude
    ÇOK HAKLISINIZ HOCAM
    NEDESENİZ DOĞRU ÇOK ŞEYİ UNUTTUK AMA KENDİMİZE GELİYORUZ...
    08 Eylül 2008 Pazartesi 11:23

    ismail yılmaz
    .
    Hocam rabbim razı olur inş. gerçekleri bir kez daha yüzümüze vurdunuz! bu hal üzere olmak dediğiniz gibi toplumda normal bi statu kazandı ve ilgi çekici(!) yanı kalmadı gerçekten... Bu halk daha moda ve özellikle bu zihniyetle giderse daha nice şeyler normalleşecek rabbim korusun inş. vesselam...
    07 Eylül 2008 Pazar 12:39

    İhsan KAZAN
    BİRLİK MURAT İSE...
    Kardeşlerimizin partisine -pırtı-sına siyasi EKOL-ÜNE ehemmiyet vermeyelim..Yazarımızın son cümlesi MURAT ise...
    06 Eylül 2008 Cumartesi 17:54


[1] 2

Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.5240
€ Euro
2.0400
IMKB
28.512
Altın
41.02
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Adem KAHRİMAN
Araştırmacı/Sosyolog-Yazar
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    Anket
    Yerel seçimler de hangi partiye oy vereceksiniz?
    AK PARTİ
    BBP
    CHP
    DP
    DSP
    DTP
    MHP
    SP
    ANKARA 06.01.2009
İmsak
-
5:32
Güneş
-
7:04
Öğle
-
12:01
İkindi
-
14:24
Akşam
-
16:47
Yatsı
-
18:11
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008