SON DAKİKA
Anasayfa | Künye | Bizi Tanıyın | Sitene Ekle | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
    Gazete 1. Sayfaları
Yazı Karakteri Boyutu:
   
19 Ağustos 2008 Salı 07:50
  Adem KAHRİMAN
  Sosyolog-Yazar
Bize Neler Oluyor?

Kafkaslarda Neler Oluyor!

            Evet, tarihte yeni yazılacak sayfalar yavaş yavaş oluşmaya başladı. Aslında çok şey olu ve oluyor ama insanlık o kadar kendi derdine düşmüş ki kimsenin kimseye tamahı yok! Ne oluyor ne bitiyor o kadarda önemli değil. Böylemi olmalı? Hayır, tabii ki de böyle olamamalı… Bir mümin acı çekerken ötekisi nasıl olurda huzurlu olabilir? Mesela kutsal topraklarda yaşanan bazı yüz kızartıcı olaylar çok canımı sıkıyor. Mesela Kâbe’nin karşısındaki lüks otellerde kalanlar bir yanda, çadırlarda barınmaya çalışan ve 3.4.5. sınıf insan muamelesi gören güney Afrikalılar bir yanda! Mümine yakışmıyor! Mesela geçen Cuma namazına gittik değerli bir eğitimci arkadaşımla. Namaz başlayacak ve yer bulamadık. Ayakta ve ortada kaldık. Bir mümin kardeşimiz bizim için dilini bile kıpırdatmadı. Hatta hadi kardeşim çekilinde namazımızı kılalım dediler. Hatta bazıları önümüzden kimse geçmesin de ne olursa olsun cihetinden hemen saf tuttular. Benim aklım şunu almıyor değerli okuyanlarım. Güzel ve ulvi dinimiz, bir mümin kardeşi açken kişinin rahat uyumasını bile kabul etmezken, benim bu zamandaki dindar kardeşim benim caminin içindeki durumumu kolaylaştırmak için çaba harcamak bir yana varlığımı bile yok sayıyor! İşte aslında bu ufacık tefecik meselelerde bile ne kadar inançlı olduğumuzu ve ne kadar kendimizi kandırdığımızı görebilen kalp gözlerimiz olsa görebilirdik. İlla o ayakta kalan kişi kendi olana kadar çoğu şeyi idrakten yoksunuz! Bunun temel sebebininde eğitim eksikliği olduğunu her zaman dile getiriyorum. İslam âleminin en büyük sorunu tembellik, tembellik ve tembellik. Okumayız, az çalışır çok iş yaptık sanırız, önce kendimizi düşünürüz, sonrada neden böyle oluyor der sitem ederiz. Neyse bunları tekrar gözden geçiririz inşallah. Bakalım dünyada neler oluyor;

Rusya hâkimiyetinde ki Kuzey Osetya ile birleşmek isteyen Güney Osetya ile Gürcistan arasındaki sorun yıllardır çözülemiyor. Tiflis - Gürcistan ile Güney Osetya arasındaki sorun yıllar önce başladı. Gürcistan, 26 Mayıs 1918 tarihinde, ülkedeki bütün azınlıklara eşit siyasi ve sosyal haklar verdi, kendilerini serbestçe geliştirme imkânı tanıdı; Ancak 1919’da yerel meclisleri kapatma kararı aldı. Güney Osetya’daki Gürcü hâkimiyeti 25 Şubat 1921 tarihinde Kızıl Ordu’nun Gürcistan’a girmesiyle sona erdi. Güney Osetya, 1922’de "Güney Osetya Özerk Bölgesi" olarak Gürcistan’a bağlandı. Eski Sovyetler Birliği zamanında durgun bir dönem geçiren bölge, Sovyetlerin dağılması sürecinin ardından pek çok bağımsızlık hareketine sahne oldu. Rusya Federasyonu’na bağlı Kuzey Osetya ile birleşmeyi isteyen Güney Osetya ve Gürcistan arasındaki gerginlik 1989 sonlarından itibaren artış gösterdi. Güney Osetya’nın, 20 Eylül 1990 tarihinde kendisini "Demokratik Güney Osetya Sovyet Cumhuriyeti" ilan etmesine, Gürcistan aynı yıl içinde söz konusu bölgenin özerk statüsünü kaldırdığını açıklayarak, tepki gösterdi. Bu gelişmeden sonra, 1991’de Gürcü birliklerinin başkent Tshinvali’ye girmesiyle çatışmalar başladı. 14 Temmuz 1992 tarihinde Ruslar, Gürcüler ve Osetlerden oluşan 4 bin kişilik barış gücü birlikleri bölgeye girerek, ateşkesi sağladı. Ateşkesin denetlenmesi için taraflar arasında Rusya’nın da katılımıyla ortak kontrol komisyonu oluşturuldu. Bölgede ateşkes sağlanıncaya kadar süren çatışmalarda 39 bin Oset ve 11 bin Gürcü evlerini terk etti. Güney Osetya bölgesinde yaklaşık 10 gün Gürcü köylerine yoğun ateş açılması üzerine başlayan çatışmalar şiddetlenerek devam etti. Gürcistan, taraflar arasında sağlanan ateşkesin üzerinden kısa süre geçmesinden sonra bölgedeki Gürcü yerleşim birimlerinin bombardımana tutulduğunu gerekçe göstererek geniş çaplı askeri operasyon başlattı.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, AB temsilcilerinin önerdiği ateşkes taahhütnamesini imzaladı. Ancak Rusya, ateşkes önerisini Gürcü güçlerinin çatışmayı hala sürdürdüğü gerekçesiyle kabul etmedi. Rusya Savunma Bakanlığı, Rus güçlerinin Gürcistan topraklarına girdiğini açıkladı. Rus ajanslarının bildirdiğine göre, Rusya Savunma Bakanlığı, Rus silahlı güçlerinin, Gürcistan’ın Güney Osetya’ya karşı yeni saldırılarını önlemek için Senaki kenti yakınlarında Gürcü topraklarına girdiğini açıkladı. Gürcistan İçişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Rus güçlerinin Abhazya yakınlarındaki Senaki’de bir Gürcü askeri üssünü ele geçirdiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Saakaşvili, taahhütnameyi arabuluculuk çabaları çerçevesinde ülkesinde bulunan AB dönem başkanı Fransa’nın Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve AGİT dönem başkanı Finlandiya’nın Dışişleri Bakanı Alexander Stubb’ın nezaretinde imzaladığını belirtti. Saakaşvili, Kouchner ve Stubb’un Rusya’ya gitti.

            Gürcistan AB temsilcilerinin önerdiği ateşkes taahhütnamesini imzaladı. Çatışmaların devam ettiği gerekçesiyle öneriyi kabul etmeyen Rusya Gürcistan topraklarına girdi, bu durumda insanı şüphelendiriyor tabi!

'Konu Avrupa'nın geleceğiyle ilgili' Sakaşvili, Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan makalesinde, Rusya’nın eski Sovyet cumhuriyetlerindeki denetimini genişletmek istediğini yazdı. Bu anlaşmazlığın Avrupa’daki özgürlüğün geleceğiyle ilgili olduğunu ifade eden Saakaşvili, Rusya başarılı olduğu takdirde eski Sovyet cumhuriyetlerindeki Batı etkisinin sona erebileceğini kaydetti. Rusya’da şimdiki yönetimin, bir zamanlar Moskova’nın idare ettiği yerlerde sömürgecilik benzeri denetimi yeniden sağlamak istediğini yazan Saakaşvili, Rusya’nın aylar süren kışkırtmasının sonucu düşmanlığın geçen hafta tırmanışa geçtiğini ve bu kışkırtmanın ilk olarak Abhazya ile olduğunu ifade etti. Makalesinde, Kremlin’in Abhazya’da başarılı olmayınca dikkatini Güney Osetya’ya verdiğini belirten Saakaşvili,

Hükümetinin buna tek taraflı ateşkesle karşılık vermesine rağmen ayrılıkçıların sivillere saldırmaya ve Rus tanklarının Gürcistan sınırını aşmaya başladığını belirtti. Saakaşvili, sivilleri korumaktan ve anayasal düzenlerini sağlamaktan başka seçenekleri olmadığını vurguladı. Süregelen ayrılıkçı anlaşmazlıkların, Rusya’nın saldırganlığının bir bahanesi olduğunu ifade eden Saakaşvili, bunun aslında bağımsızlık ve Gürcistan’ın geleceğiyle ilgili bir savaş olduğunu yazdı. Saakaşvili, aslında bunun çocuklarının yaşayacakları bir tür Avrupa için savaş olduğunu belirterek, "Samimi olalım; anlaşmazlık, Avrupa’daki özgürlüğün geleceğiyle ilgili" dedi.

Tüm bunların sonucunda şu cümle katımı olur bilmem; Belikli de, Rusya, Gürcistan’a korkunç bir meydan dayağı atarak bütün Kafkas milletlerine gözdağı mı veriyor?

ABD, İngiltere, Çin ve Avrupa devletleri, dünya konjonktürünün farkındalar.  Ya Türkiye!

EVET, HERŞEYİN FARKINDA OLMALI…

Yazarın Diğer Yazıları

    » Piyasalar
$ USD
1.6770
€ Euro
2.0980
IMKB
21.966
Altın
41.63
Zahid KUTUB
Abdullah Kuşlu
Mehmet Ali ÖZTÜRK
ozturk158@hotmail.com
Nevzat LALELİ
Behçet BÜYÜKGÖKMEN
Ali Sami PALAZ
Köşe Bucak Dünya
Tüm Yazarlar
    ANKARA 22.11.2008
İmsak
-
5:04
Güneş
-
6:33
Öğle
-
11:42
İkindi
-
14:13
Akşam
-
16:37
Yatsı
-
18:00
Ana Sayfa | Künye | Bize Ulaşın | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle |
anadoluweb© 2007-2008