Sınavlar Yaklaşırken
Evet sevgili arkadaşlar
Bu haftaki yazımda sınav sürecini ele almak istiyorum.’ SBS. OKS. ÖSS. KPSS…’ Yoğun bir tempo ile yılın tüm ağırlığını üzerlerinde hissedecek kadar yorgun sevgili öğrencilerimin azmini şimdiden kutlamak istiyorum. Sevgili öğrencilerime ve değerli velilerine faydalı olacağını düşündüğüm bazı bölümlere değinerek kısaca anlatılar yapacağım.
Çağımızın gereği olarak bilgi toplumu niteliği taşımaktayız. Günümüzde konumu ve işi ne olursa olsun tüm kişilerin ve kuruluşların eğitime ve gelişime ihtiyaçları vardır. Bilgi toplumu olma sürecinin bir amacı da, insanların hayat boyu öğrenme alışkanlığı kazanmasıdır. Eğitim sosyal bir yatırımdır. Bu yatırımın toplum içinde geri dönüşü; ancak eğitim ihtiyaçlarının doğru belirlenmesi ve buna bağlı olarak siz gençlerin inanarak ve azimle çalışarak başarmanızla nihai hedefine ulaşacaktır. Sizlerin başarılı olabilmenizin temelinde, her ne olursa olsun, işinizi severek yapmanız ve hayattan zevk almanız esastır. Bununda sizlerin motivasyon düzeyinizle ilgisi vardır. Bir bakalım;
MOTİVASYON NEDİR?
İnsan davranışlarının temelinde ihtiyaçlar vardır. Bu ihtiyaçlar insanı harekete geçiren itici gücü oluşturur.
Manevi Olarak Hazır Olmalıyız; Eğer manevi ve psikolojik olarak kendinize yeterince zaman ayırmıyorsanız zihinsel olarak yorulmanız kaçınılmazdır. Oysa manevi hazırlık insana beyinsel olarak huzur verir. Huzurda size zindelik kazandıracaktır.
Unutmayın ki ruhsal olarak huzurlu bir insan kendisiyle barışıktır ve karşısına çıkan engeller karşısında manevi olarak rahattır. Manevi yönden huzurlu iseniz gelecekle ilgili güzel ve faydalı planlar yapmanız sizi hayata bağlayacaktır
Demiryolu işçisi Murat’ın öyküsü;
ben bunu seviyorum, değerlendirin bakalım…
Murat güçlü, sağlıklı bir demiryolu işçisi. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan. Ne var ki, kötümser birisi, her şeyin kötüsünü düşünür ve başına hep kötü şeylerin geleceğine inandırır kendisini.
Bir yaz günü tren işçileri, ustabaşının doğum günü nedeniyle bir saat önceden bırakırlar çalışmayı. Tamir için gelmiş olan bir soğutucu vagonunun içine girer Murat, yanlışlıkla içerden kapatır kapıyı kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçiler Murat’ın kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Murat kapıyı tekmeler, bağırır, ama kimse duymaz, duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda çalıştıkları için kulak asmazlar bu gürültülere…
Murat burada donarak öleceğinden korkmaya başlar ve buna inandırır kendini. Eğer buradan çıkamazsam kaskatı donacağım diye düşünmeye başlar. İçeride yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer, titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kâğıda karısına ve ailesine son düşüncelerini içeren bir mektup yazar: Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyusam! Bunlar benim son sözlerim olabilir.
Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler, Murat’ın donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun bozuk ve çalışmıyor olmasıdır. Vagonun içindeki ısı 18 derecedir ve vagonda bol hava vardır. Murat kendini orada donarak öleceğine öylesine inandırmıştır ki bu inancı kendini gerçekleştiren bir kehanet olmuştur.
SONUÇ: İnançlarımız, sonucu daima etkiler.
Başaracağınıza inanmıyorsanız başaramazsınız?
O halde; Başarmak için İnanmalısınız!!!
UMUTSUZLUĞA KAPILMA, PES ETME
Motivasyonun önündeki bir diğer iç etkende umutsuzluğa kapılarak, pes etmedir.
• Olmuyor,
• Ne yaparsam yapayım sonuç değişmiyor,
• Boşuna uğraşıyorum,
Siz de bu sözcükleri sık sık kullanıyorsanız pes etme sinyalleri vermeye başladınız demektir ve pes etmeye başlamak her şeyin sonunu hazırlar. Tüm emeğiniz, çabanız boşa gider. Sakın bu hataya düşmeyin ARKADAŞLAR…
KÖPEKBALIĞI VE KÜÇÜK BALIK
Bilim adamları büyük cam bir akvaryumun içine bir köpekbalığı ve küçük bir balık yerleştirir ve akvaryumu ortadan ikiye cam bir bölme ile ayırırlar. Köpekbalığı karşısındaki küçük balığı yiyebilmek için saatlerce hatta günlerce uğraşır. Küçük balığa ulaşmak için her hamle yaptığında aradaki cam bölmeye çarparak durmak zorunda kalır.
Bir, beş, on derken yüzlerce hamle yapar ama nafile işe yaramaz. Bu yüzlerce denemeden sonra artık pes eder ve küçük balığı yemekten vazgeçer. Bu deneyi yapan bilim adamları bir süre sonra aradaki cam bölmeyi kaldırırlar. Sonuç ilginçtir. Köpekbalığı artık küçük balığı yemek için hiçbir girişimde bulunmamaktadır.
Yani PES ETMİŞTİR.Ê
Üstelik önünde hiçbir engel kalmamasına rağmen.

ÖYLEYSE; “Ne olursa olsun asla pes etmeyin ve vazgeçmeyin. Aynen sular gibi...”
UNUTMAYIN Mermeri delen suyun gücü değil devamlılığıdır.”
Başarmanız ve Kazanmanız Dileğiyle…