SOSYOLOG KİMDİR VE NE İŞ YAPAR?
Toplumu, toplumsal ilişkileri, olayları, kurumları ve toplumsal değişmeleri, insan ilişkileri, davranışları ve etkileşimlerini neden-sonuç ilişkileri çerçevesinde inceleyen sosyoloji; sosyal hizmetlerin temelinde olan bilim dallarından birisidir.
Sosyologlar, insan ilişkilerini ve davranışlarını toplumsal yapı ve değişme çerçevesinde araştırırlar. Toplum içinde birey gerçekliğinden hareketle, insan davranışları toplumsal ilişkiler ve etkileşim bağlamında anlamlıdır. Sosyologlar, aileden başlayarak eğitim, hukuk, ekonomi, siyaset, din vb. kurumlardaki sosyal davranış örüntülerini inceler. Sosyal problemler saptanır ve çözüm önerileri geliştirilir.
Sosyolojinin, dolayısıyla sosyologların bu betimlenen kısa tanımından hareketle, insanların bulunduğu her kurumda sosyologların görev yapmasının gerekliliği ve önemi yadsınamaz.
Okulların, hastanelerin, özel eğitim ve öğretim kurum ve kuruluşlarının, tüm bakanlıkların, özellikle sosyal hizmetlerin, işlevselliğini artırmak için profesyonel olarak sosyologların görev yapması şarttır. Yeni hazırlanan Sosyal Hizmetler Yasa tasarısında, Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatlarında “Sosyolog Kadrosu”na yer verilmelidir. Diğer tüm kurum ve kuruluşlar için de meclis mensupları bu tip yasa tasarısı hazırlamalı ve bu bağlamda Türkiye’nin hızlı değişimi ve gelişimi, sosyologların değerlendirmeleri ile millet nezrinde vukuu bulmalı, tabanında halkın refahı için bu sürece ivme kazandırılmalıdır. Bu da siyasilerin asli vazifesidir.
Yeni hazırlanan Sosyal Hizmetler Yasa tasarısında, Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü yasa tasarısında, Adalet Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu ve 20.07.2005 tarih ve 5402 sayılı “Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu” örnek alınabilir. Bu yasada, psikolog ve sosyal çalışmacı yanında sosyolog kadrosu da bulunmaktadır. Bu anlamda çalışan ve düşünen tüm meclis üyelerine saygılarımızı sunarız. Türkiye’nin geleceğinin imarında payı olması gereken bir Sosyolog kadrosuna önem vererek işin ciddiyetinde olmaları bakımından, aşamalı olarak da olsa ilerliyoruz.
Okulların, hastanelerin, özel eğitim ve öğretim kurum ve kuruluşlarının, tüm bakanlıkların, özellikle sosyal hizmetlerin, Çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları ve huzurevleri ile yeni yapılanacak olan koruyucu aile sisteminde sosyologlar; sosyal araştırma yapmalı, sosyal hizmet işleyişini izleyip denetlemelidir. Böylece, olası problemler önceden belirlenip önlemler alınabilir. Sosyologlar, araştırma, gözlem yapma ve izleme yanında; kurum içindeki ve dışındaki halkla ilişkiler faaliyetini de yürütebilirler. Sosyologlar, kurum içindeki çalışanların birbiriyle uyumu, görevlilerin hizmet verilen bireylerle (çocuk, genç ve yaşlı) uyumlu etkileşimi, sosyal faaliyetler, rehberlik, kurumun halkla ilişkileri vb. görevleri yapacak donanımda yetiştirilmektedir.
Sosyal hizmetler, sosyolojik bakış açısı ve uygulaması olmadan başarılamaz. Bunun için de, sosyal hizmetler alanında sosyologların istihdamının önemi yadsınamaz bir gerçekliktir. Sosyal hizmetler kurumlarında, sosyologların istihdamı önemli bir boşluğu dolduracaktır. İnsanımıza ve toplumumuza önem veriyorsak ve sağlıklı bir toplum istiyorsak, sosyologlara gereken önemi vermek zorundayız. Çağdaş toplumlarda sosyologların önemli işlevleri vardır. İnsanların olduğu her ortam, sosyologların da profesyonel olarak bulunmaları gereken yerlerdir.
Sosyolog kadro kanununun çıkarılması konusunda, 18-20 Mayıs 2004 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen IV. Aile Şurası’nda kabul edilen ve “Kent Yoksulluğu ve Aile Komisyonu”nun sonuç raporundaki öneri şu şekildedir: “Başta aileden sorumlu Devlet Bakanlığı olmak üzere, diğer Bakanlıklar ve yerel yönetimler ile eşgüdüm içinde, kentsel alanlarda “Sosyal Danışma ve Destek Merkezleri” kurulmalı ya da bu amaçla hizmete açılmış olan “Toplum Merkezi”, “Aile Danışma Merkezi” gibi kuruluşlar yaygınlaştırılmalıdır. Bu merkezlerde, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, sosyologlar, avukatlar, ev ekonomisti ve çocuk gelişim uzmanları eşgüdüm içinde görev yapmalı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, “Sosyolog Kadro Kanunu”nun hazırlanarak çıkartılması ve bu bağlamda kurumlar için gerekli olan meslek elemanlarının özendiriciliğinin sağlanması.”(IV.Aile Şurası Kararları, 18-20 Mayıs 2004, T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı Yayınları, Ankara).
Sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, sosyal hizmetler alanında, insan ve kurum ilişkilerinin olduğu her yerde sosyologlara görev vermesi bir gerekliliktir.