23.Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi İzlenimleri
03:05
Ara
  • • Akşam
    • Birgün
    • Bugün
    • Cumhuriyet
    • Dünya
    • Fanatik
    • Fotomac
    • Fotospor
    • Güneş
    • Hürriyet
    • Milli Gazete
    • Milliyet
    • Posta
    • Radikal
    • Sabah
    • Star
    • Takvim
    • Türkiye
    • Vakit
    • Vatan
    • Yeni Asya
    • Yeni Şafak
    • Zaman
    • Taraf
    • Habertürk
  • Karakter Boyutu
    Ekrem ŞAMA
    Dünyanın En Büyük Terör Örgütü; NATO
    Ekrem ŞAMA
    04 Aralık 2011 Pazar 23:28

            Nereden nereye?

        Komünist yayılmacılığa karşı kurulmuştu.

        Kars'ı, Ardahan’ı koruyabilmek için biz de üye olmuştuk.
    Hem de Kore’d
    e yüzlerce Mehmetçiği şehit vererek üyelik hakkı lütfen bize verilmişti.

        Onlarca yıl komünizm tehlikesi demoklesin kılıcı gibi üstümüzde tutularak ABD’nin çöpe atacağı silahları ordumuza vererek, yıllarca bedelini taksit taksit bu fakir millete ödettiler. Böylece bizi hem borçlandırdılar, hem de kendi silah sanayimizi kurmamızı engellediler.

        1991 yılında  NATO’nun varlık sebebi olan, düşmanı Varşova Paktı dağıldı, böylece tehlike kalmadı. Normalde NATO’nun da dağılması gerekirdi.

            Ama hayır!

        Dağılmadı. Aksine namlusunu İslam dünyasına çevirdi. NATO’nun en büyük ordusunu besleyen Türkiye’nin, nasıl olup da buna evet dediği ise hala meçhul. NATO’nun Haçlı zihniyetine mensup ortaklarının bu yöndeki kararlarını, hakkı olduğu halde Türkiye  niçin veto etmedi, belli değil.

        İslam ülkelerinde bir takım operasyonel müdahaleler ve saldırı için de hazırlıklar yaptılar. Büyük Ortadoğu Projesi gibi planlar yaparak, İslam Dünyası’nı kendi sömürge emellerine göre yeniden şekillendirmek üzere adımlar attılar. Bu ülkelerdeki destekçilerinin önlerini açmak, kendilerine mani olacakların da önlerine set çekmek üzere son rötuşlarını da yaptılar.
     
        Saldırılarına bahane teşkil etmek izere 2001 yılında İkiz Kuleler mizansenini yürürlüğe koydular.

        Artık İslam dünyasının NATO namlusunda hedef olarak dövülmeye başlamasının vakti gelmiştir. Korkunç saldırılar ve katliamlar önce Afganistan’da başladı.
    Afganistan’dan sağlıklı haberler alınamamasına rağmen, on yıla yaklaşan vahşi saldırılar esnasında, yüzbinlerce masum Müslüman’ın yakılarak, kurşuna dizilerek, bombalanarak katledildiği dillendiriliyor. Hem de çoğu keyfi olarak, aşağılanarak… Türkiye de NATO’nun üyesi olarak bu operasyonlarda yerini alıyor. En azından NATO güçlerine koruma sağlayarak mesuliyete iştirak etmiş oluyor.

        Hemen arkasından ve eşzamanlı olarak Irak’ın işgali gerçekleşiyor. BM Güvenlik Konseyi, ABD, Avrupa Birliği ve NATO’nun işbirliği ile… Düzmece raporlar, yalan ithamlar, aslı olmayan ihbarlar ve hedef saptıran açıklamalarla… 
     
        İşgalin hiçbir haklı dayanağı yoktur. Var olduğuna dünyanın inandırıldığı kitle imha silahları bulunacak, terör örgütlerinin uzantıları temizlenecek, diktatörlere hak ettikleri cezalar verilecek, Irak’a demokrasi  getirilecek gibi bahaneler ortaya atılmıştır. Dediklerine göre halk hiç zarar görmeyecek ve işgal kısa sürede sona erecekti. O kadar inandırıcı oldular ki, Irak halkından bir çoğu işgalcileri çiçeklerle karşıladılar.

        Şehirler yakıldı, camiler bombalandı, eski eserler tahrip edildi, altyapı tamamen çökertildi, servetler yağma edildi. Kadınların ırzına geçildi, çocukların üzerine köpekler saldırtıldı. Açıklanan bilanço çok ağır. En az bir buçuk milyon insan öldürülmüş. Aşağılanarak, işkenceye uğratılarak, yakılarak, bombalanarak, kurşuna dizilerek… Hala da devam ediyor…

        NATO ortağı olduğu için ve de ABD’nin stratejik müttefiki sıfatıyla Türkiye de bu işgale yardımcı oldu. Bombardıman uçaklarına üs temin ederek, havaalanlarını ve limanlarını açarak, hava koridorlarını açarak ve lojistik destek sağlayarak…
    İslam dünyasında dişe dokunur devletlerin önü kesilmeliydi. İran’ın, Pakistan’ın.  Ama bu yapılırken İsrail işin içinden sıyrılmalıydı. Füze erken uyarı sistemleri akıllarına geldi. Ayarlarını ona göre yaptılar. Ve sistemlerini Malatya’ya monte etmeye karar verdiler. Türkiye yetkilileri önce mırın kırın eder gibi oldularsa da, ikna metodları devreye girdi ve razı ettiler. Böylece İsrail’in füzelerine sağır ve dilsiz, İran’ın füzelerini ise hava sahamızda imha edecek sistemler devreye girmiş olacak. Şimdi en çok istedikleri bu sistemler dolayısıyla Türkiye-İran gerginliğini tırmandırmak, hatta savaştırmak… Endişe ile bekliyoruz. Rusyanın çıkışları İran’ın tehditleri, zalim Beşşar Esed’in bir şeyler ima eder tarzdaki söylemleri, endişelerimizi daha da arttırmaktadır.

        Allah korusun böyle bir şeyin olması demek, onlar açısından Büyük Ortadoğu Projesi’nin zahmetsizce hayata geçmesi demektir. Yani Ortadoğu’da kıyameti koparacak olan gelişmeleri NATO bu şekilde sağlamış olacaktır.

        Libya’da devletler hukukuna asla uymayan Haçlı NATO istilası ve açıklanan rakamlara göre, en az 60 bin insanın katledilmesi, kaynakların yağmalanması, altyapının tahribi başlı başına bir terör hareketidir. Nasıl olduğunu hala bilmediğimiz tarzda bu müdahaleye Türkiye’nin de onayının ve desteğinin alınmış olması, bu terör kanının kendisine bulaşmasına sebep olmuştur.

        Müslümanlar arasında çözülmesi gerekli olan Suriye’deki  katliamlara NATO’nun bulaştırılması katliam ve işgalin daha da yaygınlaşması neticesini doğuracağını herkes kabul ediyor. Örnekler ortada. Devamında ne olacağını düşünmek bile istemiyorum.

        NATO terörist uygulamalarını o dereceye vardırdı ki, gözüne kestirdiği Pakistan’ın askeri üslerini bütün dünyanın şaşkın bakışları altında bombaladı. Onlarca Pakistan askerini öldürdü. Sonra da “yanlışlık” oldu diye açıklama yaptı. Tıpkı bizim Muavenet muhribini “yanlışlıkla” vurduğu gibi… Zaten bunu hep yapıyor. Amaç oluşturmayı düşündükleri ateş çemberine Pakistan’ı da dahil etmek.

        Eskiden devletlerarası bir hukuk vardı ve iyi kötü işlerdi. Artık bu günün teröristleri hiçbir hukuka bağlı kalmaksızın, terör hareketlerini bütün dünyanın gözü önünde yürürlüğe koymaktadırlar. Hem de terörü önlemek, demokrasi getirmek bahanesi ile…

        Aman bize ne! diyebilir miyiz? Çünkü çok garip bir şekilde, hem onlarla beraberiz, hem de onların nihai hedefindeyiz.

        İçim kan ağlayarak şu son cümlelerimi söylemek istiyorum:

        Ey sizler!

        Bizi nereye sürüklüyorsunuz?

        Yaptığınız bütün tahribatları “köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek zorundayız” diye açıklamaya kalkanlar!

        Dayınızın Haçlı olduğunu unuttunuz mu?

        Görmüyor musunuz, köprünün ayaklarına dinamit yerleştirmişler, siz tam ortadayken fitili ateşlemeye kalkıyorlar!

        Hala anlamayacak mısınız?

    Yazı toplam 1798 kez okundu.

    YORUMLAR Toplam (3) adet yorum yapılmıştır
    Zahid Kutub - Biliyor ve anlatıyoruz ama ...
    Neden bu anlattıklarımıza halkımız kulak verip uyanışa geçmiyor. Nasıl bir alametin içerisindeyiz. Kulakları tıkanmış ve beyinleri durmuş bir millet, ne oldu bize?
    raşit nergiz - et tekrarı ahsen velevkani yüz seksen
    müslümanın görevi yanlış gördüğü bir şeyi hemen dile getirip kardeşlerini uyarmasıdır ekrem şama bunu sık yapan müslümanlardan ALLAH razı olsun Henüz mühürlenmemiş kalplerin uyanması dileklerimle
    recepali parlar - saflar
    Ben Musluman'im diyen herkez, saflarini belirlemesi gerekir. Salardan biri Cehennem'e ,digeri de Cennet'e gonderir...
    1 2 3 4
    23°
    En güvenilir bulduğunuz haber kanalı hangisi?
    Anket Tarihi : 30.06.2013
    1 2 3 4
    NAMAZ VAKİTLERİ
    İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
    03:57 05:47 13:18 17:12 20:36 22:16
    Künye | Misyon | Sitene Ekle | Reklam Verin | Haber Arşivi | İletişim | RSS
    © 2006-2009 Tüm hakları saklıdır.
    doviz kuru